Denizyoluyla Eşya Taşımalarında Taşıyanın Eşyanın Zıyaı veya Hasarı Halinde Sorumluluğu

Günümüzde denizyoluyla eşya taşımalarında taşıma konusu eşyanın zıyaa veya hasara uğraması halinde, taşıyanın sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler hem uluslararası hem de ulusal mevzuatta yer almaktadır. Uluslararası mevzuatta taşıyanın sorumluluğu Lahey Kuralları[1], Lahey / Visby Kuralları[2] ve Hamburg Kuralları[3] ile düzenlenmektedir[4]. Lahey / Visby Kurallarında, taşıyanın taşıma sözleşmesinden doğan bazı yükümlülüklerinin ihlali halinde, eşyanın zıyaa veya hasara uğramasından doğan sorumluluğu düzenlenmiş ve taşıyan lehine birtakım sorumsuzluk halleri kabul edilmiştir. Hamburg Kurallarında ise, taşıyanın sorumluluğu daha ağırdır. Taşıyan, eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar geçen sürede eşyanın zıyaa veya hasara uğraması halinde sorumlu tutulmuştur. Taşıyanın sorumluluktan kurtulmak için kendisinin ve adamlarının kusursuzluğunu ispat yükü kendisine yüklenmiştir. Taşıma sözleşmesine ilişkin yükümlülüklerine dair ayrıca özel bir düzenleme yapılmamıştır[5].

Hukukumuzda ise, denizyoluyla eşya taşınmasında eşyanın zıyaı veya hasarı halinde taşıyanın sorumluluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda[6] düzenlenmektedir. Taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan yükümlülüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1141. maddesinde düzenlenen başlangıçtaki elverişsizlik olan geminin denize, yola ve yüke elverişsizliği neticesinde doğan sorumluluğundan kaynaklanır. Bunun yanı sıra taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen bir diğer hüküm ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1178. maddesinde yer alan taşıyanın navlun sözleşmesi kapsamında eşyanın yüklenmesi, istifi, elleçlenmesi, taşınması, gözetimi ve boşaltılması sırasında tedbirli bir taşıyandan beklenen özen ve dikkati göstermemesi halinde ortaya çıkan zararlardan sorumluluğudur. Ancak bu hükme göre, eşyanın zıyaı veya hasarından dolayı taşıyanın sorumluluğu için eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu zaman zarfında zararın meydana gelmesi gerekir[7].


[1]    1924 tarihli Konişmentoya Müteallik Bazı Kaidelerin Tevhidi Hakkındaki Milletlerarası Sözleşme (International Convention for the Unification of Certain Rules of Law relating to Bills of Lading). 1924 tarihli Lahey Kuralları Türkiye’de 04.01.1956 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

[2]    1968 tarihli Konişmentoya Dair Bazı Kaidelerin Birleştirilmesi Hakkında 25.08.1924 tarihli Brüksel Sözleşmesi’nin Tadiline Dair Protokol (Protocol to amend the International Convention for the Unification of Certain Rules of Law relating to Bills of Lading, signed at Brussels on 25th August 1924). Türkiye Visby Protokolü’ne taraf olmamıştır.

[3]    1978 tarihli Birleşmiş Milletler Denizde Eşya Taşıma Sözleşmesi – Hamburg Kuralları (The United Nations Convention on the Carriage of Goods by Sea, 1978). Türkiye Hamburg Kurallarına taraf olmamıştır.

[4]    Ayrıca, taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen ancak yürürlüğe girmemiş olan Rotterdam Kuralları vardır. 2008 tarihli Kısmen veya Tamamen Deniz Yoluyla Uluslararası Yük Taşınmasına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu – Rotterdam Kuralları (United Nations Convention on Contracts for the International Carriage of Goods Wholly or Partly by Sea, 11 December 2008).

[5]   Kender, Rayegan / Çetingil, Ergon / Yazıcıoğlu, Emine: Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, İstanbul 2014, s. 203 vd.

[6]    14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı RG.

[7]    Kender / Çetingil / Yazıcıoğlu, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, s. 211, 212; Kaner, Deniz Ticareti Hukuku I-II, s. 359, 360.


Bu sitede paylaşılan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlı olup, Türkiye Cumhuriyeti Barolar Birliği’nin ilgili düzenlemeleri uyarınca reklam, teklif, hukuki öneri veya danışmanlık teşkil etmez. Bu sitede paylaşılan bilgiler, büronun logosu ve sair veriler BURUCUOĞLU Avukatlık Bürosu’na ait olup, büronun yazılı izni olmaksızın kullananlar hakkında yasal işlem yapılır. Bu siteyi ziyaret etmekle, yukarıdaki şartları kabul etmiş sayılırsınız.

error: